Hayatımın Şarkısı
 İbrahim Aşkar tarafından 31 31.1.2017 11:55:12 tarihinde yazıldı.

“Harika bir film, kesin izlemeli” gibi cümleler kurmaya gerek yok. Görsel olarak orta düzeyin biraz üzerinde bir film. Sahne geçişlerinde zaman zaman gariplikler mevcut. Bazı oyunculuklar ise hem çok yetersiz hem zorlama.

İşitsel olaraksa bana göre çok etkili. Fransa’da gişe rekorları kırdığına göre belli ki Fransız yerel yapısını iyi işlemişler.

Ana karakter Paula, hayaller kurabilen fakat çiftlik sahibi anne babasına yardımcı olmak zorunda olması sebebi ile okula bile güç bela gidebilen 16 yaşında genç bir kız. Aile ilginç çünkü Paula dışında herkes sağır. Bu durum ailenin dış dünya iletişimini Paula’nın üstüne yıkmış.

Okulda müzik öğretmeni bir şekilde Paula’nın soprano sesini keşfediyor ve onu Paris’teki ünlü bir okulun seçmelerine katılması için yüreklendiriyor. Şarkı söylemenin bir anda tutku haline gelmesi, Paula'yı da artık çok önemli bir karar...

"Hafize Ana ve Yaşar Usta Üstüne:
 Cihan Özkan tarafından 17 17.1.2017 07:09:09 tarihinde yazıldı.

Antiemperyalist Yeşilçam Arketipleri ve Geleneksel Kız Tavlama Taktikleri" 



"Ben ninemi yalnızlık sanmıştım bir keresinde" diyor Hasan Ali Toptaş. Ben de anneannemi bayramlarda baklava-börek, dedemi mesai saatlerinde orak-çekiç. Hala da hayatta yorulup takozlayınca bir durulup çakozlamak için gidip onlarda birkaç tur yatar uyuruz ailecek.

Geçen yine gittim. Ufak bir bahçeleri var. Bir yanda ben göz kepenklerim kapalı uzanıyorum, avlamadan rutin sineklerle söyleşiyorum. Bir yanda dedem oturmuş: Radyo, çay, sigara. Enteresan icatları var dedemin. Mesela, bahçedeki koltuğunun kolçağı yok. Kendisine tavandan zembille inen ipli bir kolçak yapmış! Evrim insanı; pratik vesselam.

Neyse, dedem o gün bahçede birden seslendi iç...

Habip-Emine
 İbrahim Aşkar tarafından 5. 5.7.2016 00:29:02 tarihinde yazıldı.

Habiple Emine'yi de everdik. Bereket versin.

...

Sinan ve Tolga
 İbrahim Aşkar tarafından 5. 5.2.2016 18:49:30 tarihinde yazıldı.

Sinan’ı üniversite yıllarından hatırlıyorum. HBSK, halk bilimleri ve sanatları kulübünün bir de müzik birimi vardı. Orada güzel işler yapardı ama biz dışardan bakardık. Bir dönem Şelpe eğitimi verdiği birkaç derse katılmışlığım var. “Ne yetenekli adam” derdik.

Genetik de yüksek lisans yapıyordu. Sonradan duyduk, bırakmış, “müzik yapacam ben” demiş. Daha önce hiç bu kadar doğru bir karar alınmış mıdır bilmiyorum.

Gitmiş bir de Türk Müziği bölümünde yüksek lisans yapmış. 5-10 yılda, dünyada tanınmış bir müzik adamı oldu. Hevesle keyifle takip ediyorum. Sürekli yurtdışında çalıştaylara katılıyor, konserler veriyor ve bana göre müziğimizi mükemmel icra ederek tanıtıyor.

Düzenlemelerinde bugün geldiği nokta hayranlık uyandırıcı.

...

Süpürgeden Hayaller
 İbrahim Aşkar tarafından 4. 4.1.2016 14:37:00 tarihinde yazıldı.

Geçen yıl annem aşağıdaki fotoğrafı bana gösterip “bak bunlarda senin gibi tırlak” demişti gülerek, dalga geçerek  



3-4 yaşlarında iken abimin izlediği bir vahşi batı filminde esas oğlan atını dinlendirmek için durduğunda ateşin başında gitar çalmıştı. Müziğin icra ediliş şekli ile ilk tanışmam bu sanırım. Ondan sonraki dönemde evde ne bulsam alıp elime çalıyormuş gibi yaptım. Dı dıt diiiiuuuuu…

Çayır biçerken tirpan ile, odun keserken balta ile, tarla bellerken kazma ile ne şarkılar nasibini almıştır bu durumdan.

En çok annemin ev süpürgesini kullanırdım gitar olarak. Sapı vardı ve püsküllerine de parmağını sürtünce iyi kötü bir ses çıkıyordu işte. O yaştaki bir çocuğu tatmin etmeye yetiyordu sanırım.

Bira...

© 2014 ibrahimaskar.com